Başarılı girişimciler hakkındaki 8 şehir efsanesi

Girişimcilik günümüzde tam anlamıyla bir meslek haline gelmiş durumda. Ve öteki taraftan adını duyduğumuz girişimcilerin bir çok da, başarı göstermiş ve sektörde kendilerini kanıtlamış adlar. Fakat öteki taraftan başarı göstermiş olanlardan kat ve kat fazla çeşitli sebeplerle de olsa başarı göstermiş olamayan girişimciler var.

Bu durum haliyle adını duyduğumuz girişimcilerin başarılarını ve yaşam tarzlarını “bir nebze” de olsa gözümüzde büyütmemize ve yanlış algılamamıza sebep olabiliyor.

İşte büyük girişimciler ve CEO’lar hakkında meşhur kent efsaneleri

Dışa dönük liderlerdir
Değillerdir. Elbet istisnalar mevcut olmakla beraber, bilhassa eski dönem girişimcileri, İngilizce tabiriyle “geek”, doğrusu “parlak zeka fakat anti-sosyal”dirler. Son yıllarda bu tabu epeyce kırılmaya başlansa da, yazılım dünyasının çığır açan isimlerinin bir çok mühim bir vakitlerini bilgisayar karşısında ve fazlaca emek vererek geçirmişlerdir. Haliyle bunun da bir ekip toplumsal yansımaları kaçınılmaz hale gelmiştir.

Ayrıcalıklılardır
Değillerdir. Hem de kesinlikle değillerdir. Bir girişimi sıfırdan ortaya çıkaran bir çok girişimci, üst kattaki köşe ofiste oturmak yerine ekibin bir parçası olmaya devam ederler. Bu sebeple onlar için ekip de girişimin bir parçasıdır ve dolayısıyla ekiple iç içe olmak, girişimleriyle iç içe olmak anlamına gelir.

Toplumsal mecralarda aktiflerdir
Değillerdir. Büyük girişimciler çoğu zaman toplumsal medyayı bir veri deposu olarak görürler. Bu sebeple de, toplumsal mecralara insanların çoğunun yaklaştığı benzer biçimde yaklaşmazlar.

Markalarını kişiselleştirirler ya da kişiliklerini markalaştırırlar
Markasına kendi soyadını veren birkaç büyük girişimciyi saymazsak (Ki bunlar da eski devrin girişimcileridir) büyük işler çıkarmış girişimciler, kişiliklerini markayla ilişkilendirmekten kaçınırlar. Ve aslına bakılırsa bu yaklaşım son aşama ustalaşmış kazanımları da bununla beraber getirir.

Her mevzuda bir fikirleri vardır
Aslına bakılırsa, yalnızca büyük girişimciler değil, hiçbir başarı göstermiş insan her mevzuda bir düşünce sahibi olmak benzer biçimde bir eğilim göstermez. Aksine her işin bir uzmanlık olduğu bilinciyle hareket etmeyi tercih ederler.

İşleriyle ilgili fazlaca fazla kitap okurlar
Bill Gates ve onun benzer biçimde birkaç adı gözardı edersek, mevcud en büyük kent efsanelerinden birisi de budur. Büyük girişimcilerin daha ilk günden öğrendikleri şey şudur, her girişim kendi öyküsünü yazar. Haliyle kitaplardan öğrenilebilecek şeyler, bir girişimi başarıya ulaştırmak için asla kafi olmayacaktır.

İyimserdirler
Asla ve asla iyimser değillerdir. Girişimini belli bir seviyeye ulaştırmak isteyen her girişimci, daima bardağın boş kısmını doldurmaya çalışır.

Kişisel alışkanlıkları büyük farklar yaratır
Günümüzde başarı artık pek de göreceli bir kavram sayılmaz. Fakat başarıyı elde etmek için tercih edilecek yöntemler hala görecelidir. Bill Gates ve Steve Jobs benzer biçimde iki büyük isim vakalara fazlaca değişik yaklaşımlar göstermelerine karşın, teknoloji hayatına isimlerini altın harflerle yazdırmayı başarmış durumdalar. Şu demek oluyor ki başarıyı getiren şey, yaklaşımlardan ziyade, “yönetim edecek” işlerle asla yetinmemektir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir