Bu 7 acı gerçeği bilmek, sizi daha güçlü kılacak

Hayatınız, kısır döngüye girdiyse ya da bir çıkmazın içindeymiş benzer biçimde hissediyorsanız; kim bilir, zayıf yönlerinizi görmekten kaçınıyor olabilirsiniz. Hep “şimdi zamanı değildir”, hep “bir ihtimal daha sonradır,” hep “zamanı erişince olurdur”. Kim bilir asla bu şekilde olmamalıdır.
Niçin devamlı bekler haldeyiz? Niye bir şeyler değişmiyor? Kim bilir değişebilir. Kim bilir tek yol, bu 7 acı gerçekle yüzleşmekten geçiyordur; olması imkansız mı?

Size dönüş yapmayan ya da size yanıt vermeyen kişiler, aslına bakarsak meşgul falan değil

Hani o size bildiri yazmasını dört gözle beklediğiniz o güzel kız ya da o yakışıklı adam, o oldukça istediğiniz pozisyonun olduğu firmanın sahibi… İşte onlar size hala dönüş yapmadılar ya, hani üstünden olması gerektiğinden oldukça daha çok vakit geçti! Meşgul falan değil. Ya aklına asla gelmiyorsunuz ya da bilhassa size dönüş yapmıyor.
İşin aslı, bir insan bir şeyi istiyorsa, o şeyi yapar. Sizi arayacak insan, arar. Bu aşamada vakit kaybediyor olabilirsiniz. Kaybedecek zamanınız da yok. Bu sizin hayatınız.

Hepimiz kendi önceliğini önemser

Karşınızdaki insan ne kadar merhametli olursa olsun, kendi isteklerini ön plana koyacaktır. Sevgiliniz olsun, eşiniz olsun, çalışanınız olsun, bu hep böyledir. Bu sebeple, siz de kendi sınırlarınızı belirlemeyi bilin. Kuvvetli insanoğlu gerektiğinde hayır demekten çekinmezler.

Herkesi mutlu edemezsiniz

Herkesi aynı anda mutlu etmeye çalışırsanız, akıl sağlığınızı yitirirsiniz. İnsanlar aynı anda mutlu olamayan varlıklardır, kendinizi bunun için zorlamayın. Biri ille de gelip sizi eleştirecektir. Bu sebeple, neyin doğru bulunduğunu düşünüyorsanız onu yapın. Kimse mutlu eğer olmazsa, en azından siz mutlu olmuş olmuş olursunuz.

Yaptığınız tüm iyilikler denize atıldı

Dünyanın en iyi, en akıllı, en yardımsever insanı olabilirsiniz; sadece bu insanların da size öyleki davranacağı anlamına gelmez. Mükemmel da olsanız, karşılığını alamayabilirsiniz. Bunun için oturup üzülmek isterseniz, bir şey diyemeyiz. Gene de hatırlatalım: Yaşam kısa!

Devamlı bahane uyduruyorsunuz

Hep sırası gelmemişti, hep zamanınız yoktu, hep başkalarının suçuydu, öyleki değil mi? O vakit üzücü haberi veriyoruz: Değil!
Adım atmak bitirmenin yarısıdır demiş atalarımız. O kadar da haklılarmış. Eğer bir şeylere adım atmak için devamlı olarak bir bahane uyduruyorsanız, bu durumdan zararı dokunan çıkacak ilk şahıs, gene siz olacaksınız. Bahaneleri bırakın, ertelemeyin. Derhal şimdi başlayın.

Düşünceleriniz değil, yaptıklarınız sizi siz yapar

Iyi mi ki, Feysbuk’taki beğeniler Afrika’daki evlatların karnını doyurmuyor; oturup tüm gün süresince daha iyi bir yaşam için düşüncelere dalmak da sizi kurtarmıyor. Şimdi o odadan çıkın ve kurduğunuz büyük planları gerçekleştirmeye bakın.

Sizi bu yaşamdan çekip kurtaracak bir kahraman yok

Olağanüstü bir halde yaşamı değişen karakterlerin olduğu filmler yürek ısıtıyor olabilir; sadece inşaatta şarkı söylerken keşfedilme ihtimali maalesef milyarda bir ve o olasılık de harcandı.
Keşke büyülü bir sopa olsa da her şey mükemmel olsa fakat öyleki değil. Sizi sizden başka kimse kurtarmayacak. Ne yapmış olursanız, o olacaksınız. Bakın saate! O sizi beklemiyor.
Sakın bu aşamada kendinizi yalnız hissetmeyin. Siz dünyadaki en iyi dosta sahipsiniz: Kendinize sahipsiniz. Kendinizin en büyük ve en dürüst dostu olduktan sonrasında, karşınıza hiçbir güçlük durması imkansız.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir