Çalışanlarınızı her gün motive etmek için 3 tavsiye

Etkili bir girişimci olmanın en zor yanlarından biri, yalnız çalışanlarınızı organize edip verdiğiniz göreve bağlı kalmalarını sağlamak değil bununla birlikte onları hakikaten iyi mi motive edebileceğini öğrenmektir.

Ne yazık ki her çalışan, gündelik emek verme rutinlerinden çıkıp kendilerinden bir şeyler katmaya pek de eğilimli değil. Bunun sebebi de çoğunlukla, yaptıkları işi sahiplenici bir tavırdan yoksun olmalarından kaynaklanıyor.

Buna karşın, yaptıkları işi sahiplenen ve işlerinin hakikaten de kıymetli bulunduğunu hisseden çalışanların motive olmaları ve işlerine kendilerini daha oldukça vermeleri oldukça daha ihtimaller içinde.

İşyerinizde çalışanlarınızın, gündelik görevlerine kendilerini verme seviyelerini artırabilirseniz, girişiminizin  genel üretkenliğinde ani bir artış görmeye başlayabilirsiniz. Bir çok yönetici için çalışanları motive etmenin sebepleri belli iken, ekip elemanlarını işe hakikaten dahil edebilmenin yollarını bulmak çoğunlukla oldukça daha zor olsa gerek.

Takımınız ne kadar beceri ve eğitim sahibi olursa olsun, işinizin ya da ekip elemanlarının haiz olabileceği en kuvvetli araçlardan biri işe olan bağlılıktır. Aşağıda değişik alanlarda çalışan yöneticilerin, çalışanlarını motive etmek için kullandıkları en etkili üç yöntemi bulabilirsiniz.

Şirkete katacakları değere odaklanın

Ekip elemanlarınızı motive etmek için kullanabileceğiniz en elle tutulur yöntemlerden birisi, şirketiniz hakkında konuşma şeklinizi değiştirmektir.

Mevzunun aslı şuna dayanıyor; hissedarlar firmanın finansal performansıyla daha çok alakadar olurlarken, bir çok çalışanın firmanın finansal başarılarına dair derin bir ilgileri olmuyor. Çalışanlar, firmanın finansal başarısı ile maaşları içinde bir bağlantı göremedikleri için bu daha çok anlam kazanıyor.

Çalışanların şirkete kendilerini hakikaten adamaları için bir çok başarıya ulaşmış yönetici, firmanın dış dünyada yarattığı etkiyi anlatarak motive etmenin, finansal başarıya gore daha etkili bulunduğunu bulmuş. Hakkaten de, meydana getirilen bir çok araştırma genç çalışanların bu zihniyeti benimsediğini gösteriyor. Takımını motive etmenin yollarını arayan yöneticilerin firmanın finansal değerlerinden oldukça, topluma katmış olduğu değere yoğunlaşmaları icap ettiğini akıllarında bulundurmaları gerekiyor.

“Biz” zihniyeti ile hareket edin.

Bir çok süre yöneticiler, motivasyonunu yitirmiş bir çalışan gördüklerinde, problemi derhal o tek çalışanda aramaya çalışırlar. Oysa ki suçu bir çalışana attıklarında yada “Niçin bu şekilde yapıyorsun?” şeklinde bir sual sorduklarında, onların yalnız cesaretlerini kırıyorlar, motive etmiş olmuyorlar.

Bu kendini uzaklaştıran bir çalışanın daha da uzaklaşmasına niçin olabilir. Eğer bir çalışan düzgüsel performansını sergilemiyorsa, bunun için bir sebebi bulunduğunu ve genel anlamda bunun nedenin yeterince kıymet verilmediğini hissetmesi bulunduğunu unutmamanız oldukça önemlidir.

Çalışanlarınızı, yaptıkları işe yada şirketinize kendilerini daha iyi vermelerini sağlamak ve motivasyonlarını yüksek tutmak için, ekip elemanları ile çalışırken “biz” zihniyeti ile hareket etmeye başlayın. Sorunlara “Yapabileceğimiz bir şey var mı?” ve “Bu problemi çözmek için ne yapabiliriz?” şeklinde yaklaşılmalı. Bu şekilde, hem bir çalışanınıza kabahat atmamış olmuş olursunuz, hem de ekip elemanlarının şirketinize daha yakın davranabilmeleri için bir fırsat yaratmış olmuş olursunuz.

Mesele yaşayan ekip elemanları kendilerine “ben” yerine “biz” zihniyetiyle yaklaşıldığında, çoğunlukla ellerini taşın altına koyup performans sorunlarını halletmeye daha eğilimli oluyorlar. Bu, hareketlerinin kendilerinin şirket içindeki durumlarına etkilerinden oldukça, takımın performansını etkilediklerini fark etmelerinden kaynaklanıyor.

Zamanınızın çoğunu mikro-yönetime değil, esin vermeye adayın

Bir çok süre zamanı kısıtlı yöneticiler, mikro-yönetimle uğraşırken ve çalışanlarının çabalarını denetim etmeye çalışırken o denli fazla süre harcıyorlar ki, onlara esin vermeyi tamamen unutuyorlar.

Meydana getirilen araştırmalara gösteriyor ki, liderlerini esin verici olarak bulunan çalışanlar işlerine oldukça daha bağlı, üretken ve memnun oluyorlar. Bununla birlikte çalışmış oldukları işyerinde daha uzun süre çalışıyorlar.

Yöneticilerin çalışanların yapacakları işleri yönetmekten, esin vermeleri için yeterince süre kalmıyor olabilir. Sadece, esin yöntemini seçen yöneticiler çoğunlukla çalışanlarıyla daha yakın ilişkiler kuruyor ve motivasyonu daha yüksek, kendilerini işlerine daha çok veren ekip elemanlarına kavuşuyorlar. Onlara esin verin ve karşıya ilettiğiniz mesaja dikkat edin. Sonuçlar sizi şaşırtabilir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir