Coca-Cola’yı dünyanın en bilinen markası yapan 7 dahiyane strateji

Geride bıraktığımız Şubat ayında, Coca-Cola’nın Girişimcilik ve İnovasyon Başkan Yardımcısı David Butler, Linda Tischler’la beraber, Coca-Cola’nın iyi mi seneler içinde böylesine malum bir marka haline geldiğini özetleyen bir kitap yayımladı.
Butler, bu akıl almaz başarının 7 mühim stratejinin sonucunda ortaya çıktığını söylüyor. İlk kez 1886 senesinde ortaya çıkan Coca-Cola’nın açıklamış olduğu sayılara gore, dünyada her gün 1.9 milyar tane Coca-Cola servis edilmeye devam ediyor.

İşte Butler’ın bahsetmiş olduğu bu 7 mühim strateji;

1 – Eşi olmayan ve kontrol edilmiş bir formüle sahipti

Coca-Cola’nın ortaya çıkşı, aslen birazcık da tesadüflere dayanıyor. Eczacı John Pemberton ağrı kesici bir şurup hayata geçirmeye çalışırken Coca-Cola’nın formülünü ortaya çıkarıyor. İlk yıllarında alkol ve hatta kokain de barındıran Coca-Cola, bir süre tüketicilere denetildikten sonrasında gerçek anlamda beğeni toplamaya başlıyor.

1903 senesinde tüm uyuşturucu içeriğinden arındırılmasına rağmen, içeceğin aynı tatta kalması için ciddi bir çaba sarfediliyor. Aynı çaba, ilerleyen yıllardaki sıhhat problemi iddiaları sebebiyle içinde ne olduğu değişiklik yapmak zorunda kalan Coca-Cola yöneticileri tarafınca da gösteriliyor.

2 – Akılda kalıcı ve değişmez bir logo

Coca-Cola markasını temsil eden adlar, markaya ilişik logoyu “çekirdek logo” olarak adlandırıyor. Markanın logosu süre içinde küçük değişikliklere uğramış olsa da, 1923 senesinde standartlaştırılmasının peşinden çekirdek logo üstünde hiçbir değişim yapılmamış.

3 – Tescilli bir şişeyle dağıtıldı

Böylesine büyük bir markadan bahsedildiğinde, bazı değişmezlerin olması kaçınılmaz hale geliyor. Ve Coca-Cola’nın değişmez özellikleri yalnızca logosuyla sınırı olan değil. 1888 senesinde şirketi $2300 şeklinde gülünç bir fiyata satın alan Asa Griggs Candler, 1915 senesinde bir marka kimliğine bürünebilmesi amacıyla Coca-Cola için bir şişe yarışması hayata geçirmeye karar vermiş.

Ve The Root Glass adlı şirket yarışmaya katılırken, Coca kelimesiyle çağrışım yaparak şişe tasarımı için kakao ağacını örnek almış. Yarışmayı kazanan bu tasarım Coca-Cola’nın yeni simgesi haline gelirken, seneler içinde küçük değişimlere uğrasa bile asla genel yapısını kaybetmemiş. Hatta cam şişedeki Coca-Cola’nın satılmadığı ülkelerdeki reklamlarda dahi hala bu ikon kullanılmaya devam ediliyor.

4 – Satış meydana getirilen her noktayı belli bir standarda zorunlu bıraktı

1919 senesinde Coca-Cola yeniden el değiştirdiğinde, marka olma algısını oturtmuş bir firmanın oldukca daha ötesine gidecek adımlar atılmaya başlanmış. Coca-Cola’nın satış şeklinden tutun da, başka sunum niteliklerine kadar belli kıstaslar belirlenmiş.

Bilhassa üstünde durulan nokta ise Cola’nın hangi sıcaklıkta sunulması gerektiği olmuş. Ki dikkat edileceği suretiyle, artık belli bir ısı derecesi verilmiyor olsa bile, “Soğuk içiniz.” ibaresi dahi, Coca-Cola’yı anımsatacak tetikleyicilerden birisi haline gelmiş durumda.

5 – 70 yıl süresince fiyatı asla değiştirilmedi

Coca-Cola’nın satışa sunulmuş olduğu 1886 yılından 1959 yılına kadar şirket, ikon haline getirmiş olduğu cam şişedeki kolanın fiyatını devamlı durağan(durgun) tuttu. 70 yıl süresince 5 sente satılan Coca-Cola, bu süre zarfında bazı reklamlarında dahi, “5 Sent” ibaresini kullanmış.

6 – Dünyaya marka kimliğinin ne işe yaradığını gösterdi

Coca-Cola ortaya çıkmış olduğu yıllarda, tüketicileri üstünde bıraktığı tesirleri ürünün tanıtımı için en mühim ölçüt haline getirdi. O dönem meydana getirilen, kuponlardan takvimlere, afişlerden saatlere kadar her reklamda aynı mesajı bir standarda oturtarak sundu. “Drink Coca-Cola / Delicious and refreshing” cümlesi ilkin ABD’da sonrasında da dalga dalga tüm ülkelerdeki reklamların ana ekseni haline getirildi.

7 – Muhteşem bir bayilik sistemi kurdular

Coca-Cola’nın şurup olmaktan çıkıp bir içeceğe dönüştüğü yıllarda marka üretim için değişik firmalarla anlaşmış. Günümüzde 250’den fazla bağımsız üretici bulunuyor. Ve bunların tamamı aynı standartlarda üretim hayata geçirmeye devam ediyor. Butler kitabında bu durumdan şu cümleyle bahsediyor: “Coca-Cola devasa bir şirket değil, ufak firmalardan meydana gelen bir sistemin tamamı.” Görünen o ki, Coca-Cola’yı özetlemek için bundan daha iyi bir tanımlama yapmak da pek mümkün değil şeklinde.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir