Daha az konuşup daha etkili sonuçlar almanın yolları

Konuştuğunuz sürece yeni şeyler öğrenemezsiniz. Bazı iş insanlarının susmayı bilmediği bir dünyada bunu başaranlar bir adım öndedir. Bu sebeple ne kadar oldukça konuşursanız o denli azca duyarsınız.

Aşağıda bulunan önerileri dikkate almanızda yarar var:

Açıklamalarınızı ve cevaplarınız 60 saniyenin altında tutmaya çalışın
Uzun soluklu ve karşılıklı diyaloglara yol açan iş görüşmeleri genel anlamda tarafların birbirini domine etmesi için yapılır. Daha kısa konuşmalar diyaloğun daha rahat geçmesini sağlar iki tarafında karlı çıkmasını sağlar. Konuşmaları harp şeklinde görüp uzunca bir süre tartışmaktansa daha kısa ve kibar bir yolla iki tarafında kazançlı çıkacağı bir seviyede tutun.

Karşı tarafın cevaplarını dikkatlice kulak verin ve sözünü kesmeyin
Savunmaya geçip atak yapacağınız zamanı beklemektense karşı tarafı dikkatli bir halde kulak verin. Karşı taraf konuşurken göz teması kurup etken bir halde dinleyen kişiler daha kolay itimat verirler ve konuşmadan bir şeyler öğrenme şansları daha yüksektir..

Mantıklı duraksamalar ile cevaplarınızı verin
Bu duraksamalar karşı tarafı dinlediğinizi ve onların söyledikleri üstüne düşündüğünüzü gösterecektir. Netice, görkemli bir farkındalık ve iki taraf için de büyük bir tesir ortaya koyacaktır.

Bir şeyleri açıklığa kavuşturmak için sual sormaktan çekinmeyin
Konuşmayı takip eden sorular sormak sizin karşı tarafı önemsediğinizi ve konuşmayı takip ettiğinizi kanıtlar. Sorular ek olarak münakaşa alanını daraltmanıza da destek sunar. Doğru sorular sormak üretkenliğinizi ve verimliliğinizi arttırır.

Konuşma zamanınızdan bir bölümünü duyduklarınızı özetlemeye harcayın
Bir konuşmacı olarak kredinizi arttırmakla beraber iyi bir dinleyici olduğunuzu da karşı tarafa gösterir. Süreci de kavradığınızı kanıtlar.

Yalnız bir konuşmacıya konuşuyorsanız ismiyle hitap edebilirsiniz
Karşı tarafa ismiyle seslenerek odaklanma ve dikkat sorununu ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Ek olarak itimat ve saygı duyulası bir konuma da oturtmuş olmuş olursunuz konuşmayı. Sonrasında ise yapmanız ihtiyaç duyulan tek şey aynı analoji ve terminolojiyi kullanarak orta noktayı bulmaktır.

Bağlantı kurma, informasyon aktarma ve ikna etme stratejisini uygulayın
Her konuşmacı insanların dikkatini kısa sürede çekme, istenilen mesajı iletmede ve dinleyiciyi harekete geçirme mevzusunda sıkıntılar çekmektedir. Oldukça konuşmak mevzuyu dağıtmaktan ve kafayı karıştırmaktan, iletişimi kesmekten ve karşı tarafın müdafa pozisyonuna geçmesinden başa bir işe yaramaz. Anahtar kelimeleri yakalayın ve yanıt vermeden ilkin düşünün.

Süre tehlikeli sonuç derecede önemlidir değişen ve dönüşen dünya koşullarında. Bunu mesajlarınızı tekrarlayarak harcama yoluna başvurmayın.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir