Dünyanın en değerli markaları listesine teknoloji hükmediyor

Oldukça değil, kısa süre öncesine kadar, marka başarısı söz mevzusu olduğunda Coca-Cola, McDonald’s yada Marlboro şeklinde klasik Amerikan markaları zirvedeydi. Fakat hatırı sayılır firmalarca meydana getirilen emek harcamalar gösteriyor ki, geçtiğimiz on yıl içinde Silikon Vadisi’nden çıkan dev firmalar marka kıymeti açısından listelerin eski ev sahiplerini hızlıca solladılar.

Araştırma şirketi Kantar Millward Brown’un 2007’de hazırladığı BrandZ sıralamasında, ilk 10’da yalnızca 3 teknoloji şirketi yer alırken, firmanın bu ay yayınladığı güncel listede bu sayı 7’ye çıkmış durumda.

Teknoloji şirketlerinin konumu

Teknoloji elbet 10 yıl öncesinde de listelerde görünür haldeydi. Sonuçta önümüzde bir Google gerçeği var. Oldukça uzun süredir ilk sıraların gediklisi haline gelmiş, hatta artık her dilde anlaşılan bir fiile dönüşmüş olan bu adı alt etmek pek çokları için oldukca zor… İniş çıkışlar yaşasa da, bu biçim listelerin eğer olmazsa olmazı Microsoft’u da anmadan geçmeyelim.

Bu iki büyük devin yanı sıra, geçtiğimiz seneler içinde hem şirket değerlerini ‘dünyanın en büyüğü’ mertebesine taşıyan hem de markalaşma anlamında güvenli adımlarla üst sıralara tırmanan başkaları da bulunuyor. Mesela iPhone, 2010’lara doğru Apple’ı adeta sırtlayıp götürmüş olan, kendi başına da markalaşmayı başaran bir isim oldu. Amazon ve Feysbuk ise, geçtiğimiz birkaç yıl içinde artan bir ivmeyle yarışa katılarak yıldızlar takımında ön sıralara geçmeye hak kazanmıştır. İlk 50’ye ulaşamamış olsalar da, Netflix, Snapchat ve YouTube’un 3’ü de bu yıl ilk kez 100’lük sıralamaya girmeyi başardı.

Gözden kaçmaması ihtiyaç duyulan bir öteki nokta ise, hem 2006’da hem 2017’de ilk 10’a girebilmiş 3 firmanın hepsinin teknoloji şirketleri oluşu. Anlamak zor olmasa gerek, doğal ki Google, IBM ve Microsoft’tan bahsediyoruz.

Bu markaların kat ettikleri yolu, aşağıdaki grafikten inceleyebilirsiniz.

Geleneksel markaların son hali

Silikon Vadisi zirvenin keyfini süredursun, bir zamanların hükümdarları olan geleneksel markaların durgun sulara demirlemiş olmasında, değişen tüketici alışkanlıkları ve beklentilerinin de etkili bulunduğunu söylemeden geçmek olmaz.

Mesela Walmart’ın 2006 ile 2017 içinde 24 sıra birden gerilemesinin ardında yatan sebeplerden biri asla kuşkusuz öncesiz düşmanı Amazon’un müşterilerine sunmuş olduğu dijital rahatlık. Bir zamanlar ilk 10’daki yerlerini sonsuza dek garantiye almış şeklinde görünen Coca-Cola ve Marlboro’nun sırasıyla 12 ve 13’üncü sıralara düşmüş olmasını ise, sıhhat ve doğallık şeklinde kavramlara yönelik bilincin artmasına bağlamak yanlış olmaz. (İçinden geçmiş olduğu kimlik çatışmalarına karşın 10 numaraya tutunmuş olan McDonald’s ise, kısmen tutarlı bir seyir halinde.)

Raporda Kantar Millward Brown analistlerinin görüşlerine de yer verilmiş. Buna nazaran BrandZ Global Top 10 listesinin 12 yılda geçirdiği evrim, hızla gelişen teknolojinin hakimiyetini ve global finans krizinin yıkıcı etkilerini yansıtıyor. Analistler, sıhhat mevzusunda değişen tüketici davranışlarına ve teknolojik inovasyonun önemine de vurgu yapmayı dikkatsizlik etmemişler.

Araştırma şirketi, şirketlerin marka değerine yönelik tahminini, 51 ülkede 3 milyondan fazla tüketiciyle meydana getirilen mülakatlardan elde edilmiş verilere dayanarak oluşturmuş. Iştirakçilerin çeşitli markalara karşı yaklaşımları ve bu markalarla aralarındaki ilişki, 414 kategoriyi kapsayan ve sonucunda 4,6 milyon satır veri elde edilmiş anketler vesilesiyle irdelenmiş.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir