Einstein gibi dâhiler problemlerini uykularında nasıl çözüyorlardı?

Birçok kariyer tavsiyesinde iyi bir uyku çekmenin belirtildiğini görmüşsünüzdür. Evet, uyku bedenimiz için en mühim dönemlerden biri. Bu süreçte yediklerimizin faydası bedenimizle buluşuyor, bedenimiz enerji topluyor ve öğrendiklerini sıhhatli bir halde uzun soluklu belleğe atıyor. Peki bu süreç iyi mi işliyor? Bilişsel süreci destekleyen nokta neresi? Buna teta beyin dalgaları diyoruz.

Dört tip beyin dalgası

Ned Herrman, beyinden yayılan elektriksel aktivitenin, kısaca öteki bir deyişle beyin dalgalarının, aktivite seviyenize bakılırsa dört ayrı aşamada gerçekleştiğini söylüyor. Her aşamada dalga sıklığı azalıyor.
En etken zamanınızda beta dalgaları yayıyorsunuz (mesela, iş görüşmesinin ortasında). Büyük bir projeyi bitirdikten sonraki nefes alma anı benzer biçimde rahat olduğunuz dönemlerde ise alfa dalgaları yayıyorsunuz. üçüncü dalga sürecini atlayıp dörde geçelim. Burası da bizim derin uyku sürecimiz olan delta dalgaları.
Şimdi üçüncü sürece geri dönelim, kısaca teta’ya. Burası problemleri çözdüğümüz yer. Genel anlamda iyi fikirlerin çıkmış olduğu nokta da burası. Bu dönem bir tek uyurken değil, duş alırken, dişinizi fırçalarken boş bir yolda otomobil sürerken bile gerçekleşebilir. Şu demek oluyor ki beynimiz otomatikman problemlerden kopmuş oluyor ve özgür akış modunda olan beynimizdeki düşünceler, herhangi bir yargı hissiyatının tesiri altında kalmadan, zihnimizin içinde dönüyor.
Bu aşamada uyanma süreci de mühim. Teta dalgaları kimi zaman bu süreçte de yayılmaya devam edebiliyor. Bu sürede bigün öncesinin problemleri zihnimizde dönüyor ve sabah çözümlerle uyanmış oluyoruz. Bu da bizim verimli bigün geçirmemize sebep oluyor.
Salvador Dali, Albert Einstein ve Thomas Edison benzer biçimde dâhiler de iyi fikirleri uyuyarak bulduğunu belirten kişiler.

Peki bu sürecin gerçekleşmesini sağlarız?

Bu pratiğe dökmek için şu adımları seyredebilirsiniz:

  1. Mesela, sabah uyanma sürecine geçtiğinizde sadece hala uyuma halinde olduğunuz, o gözlerinizi birkaç saniyeliğine açıp kapadığınız sürede halledilecek bir mevzu seçin; sadece kesinlikle beyninizi o mevzuyu düşünme mevzusunda zorlamayın ve uyumaya devam edin. Bunu sabah rutininiz haline getirmeye çalışın.
  2. Kalktığınızda not defterinizi ya da akıllı telefonunuzu alın ve aklınıza gelenleri not edin. Bu düşünceler, kaba taslak bir halde olabilir. Bu moralinizi bozmasın bundan dolayı aslına bakarsanız elde etmek istediğimiz nokta burası. Taslak halindeki bu fikirler, büyük projelerin kapısını açacaktır.
  3. Fikirlerinizi gözden geçirin. Notlarınıza bakın ve teta fikirlerinizin izlerini takip edin. Bu sayede birçok yaratıcı iş çıkarabilir ya da kendi planlamanız ve yazışma gücünüzü güçlendirebilirsiniz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir