Evden çalışırken odaklanmanın 10 yolu

Hepimiz evden çalışmanın hayaliyle yaşıyor olabilir. Ve siz bu imgesel seneler boyu devam eden çalışmalarınız sonununda gerçeğe dönüştürmüş olabilirsiniz. Sadece ilk bir kaç haftanın sonunda evden çalışmak, performansınıza ket vurmaya başladıysa, umutsuzluğa kapılmayın.

Son 1 senedir evden çalışırken yaşadığım tüm odaklanma sorunlarını düşündükçe şunu söyleyebilirim: işler istediğiniz şeklinde gitmediğinde hayalinizden vazgeçmeyin. Evden çalışmanın da püf noktaları var!

1.  52 ve 17 kuralını ne olursa olsun kullanın.
52 ve 17 kuralı da ne? Uzun süredir meydana getirilen araştırmaların ışığında çalışmaya sık sık ara vermenin hem motivasyonu hem de verimliliği arttırdığını biliyoruz. Fakat kısa sürede meydana getirilen bir deney, çalışmaya ne vakit ara vermemiz icap ettiğini ve bu aranın ne kadar sürmesi icap ettiğini ideal bir formül haline getirdi.

Görünen o ki en verimli çalışan insanoğlu her 52 dakikada bir, 17 dakika süresince ara veriyor. Doğal olarak bu sizin kişisel tercihleriniz ve yaptığınız işle de ilgili. Mesela ben, oldukca uzun süre üretim gerektirmeyen yazılar haricinde, yazı yazarken bölünmekten hoşlanmıyorum bundan dolayı her yazı bitiminde 15 – 20 dakika mola veriyorum. Kararınız hangi yönde olursa olsun, telefonunuzun alarmını kurun ve çalışmaya ayırdığınız vakitte dikkatinizi hiçbir şeyin dağıtmayacağından güvenli olun.

2. Kendinize rüşvet verin.

Rüşvet vermek düşündüğünüz kadar fena bir davranış değil; doğal olarak ki rüşvet verdiğiniz şahıs sizseniz. Peki bu rüşvet sistemi iyi mi işliyor? Gün içinde yaptığınız iyi davranışların karşılığında hakikaten keyif alacağınız bir şeyler yapın. Kısacası burada rüşvetten kastım, kendinizi ödüllendirmek. Kendinize en sevdiğiniz diziyi izlemeyi ya da bir fincan kahve içmeyi vaad edin. Fakat bu tarz şeyleri sadece belirlediğiniz görevi ya da projeyi tamamladığınızda hayata geçirin.

Ödülünüzün beklentisiyle hem motivasyonunuz artacak hem de daha süratli çalışacaksınız.

3. Feysbuk’unuzu kapatın

Bu sanırım benim en zorlandığım maddelerden biri. Fakat hakikaten işe yarıyor. Yazılarımı hazırlarken Feysbuk’u, WhatsApp’ı ve beni rahatsız edebilecek tüm sekmeleri kapatıyor, üstelik telefonumu da sessize alıyorum. İkinci maddede göreceğiniz suretiyle yazım bitince onları açabileceğime dair kendime söz veriyorum. Böylece dikkatim benim kontrolüm dışındaki bildirimlerle dağılmamış oluyor.

İnternette dolaşırken toplumsal medyanın verimliliğinizi arttırdırdığına dair bir makale görürseniz, detaylı bir halde okumanızı tavsiye ederim. Bu sebeple bahsedilen araştırma gün içinde toplumsal medyayı devamlı denetim etmenizi önermiyor. Bambaşka bir mevzuyu ele alarak, toplumsal medyayı ofis içi ekip çalışmasına destek olarak kullanmanın verimliliğinizi arttırdığını öne sürüyor.

Eğer emek harcama saatleri içinde toplumsal medyayı denetim etmeden duramam diyorsanız. Benim yaptığım şeklinde onu ödülünüz haline getirebilir ya da Cold Turkey şeklinde bir vasıta kullanarak çalışmanız ihtiyaç duyulan zamanlarda toplumsal medya erişimini tamamen engelleyebilirsiniz.

4.  Emek harcama günlerinizde ne olursa olsun egzersiz yapın.

Şimdiye kadar egzersiz yapmanın faydalarıyla ilgili sayısız yazı görmüşsünüzdür. Egzersiz yapmanın hem modunuzu hem de enerjinizi yükseltmekte yararlı bulunduğunu biliyoruz.  Peki, emek harcama saatlerinde egzersiz yapmanın verimliliğinizi arttırdığın biliyor muydunuz?

Araştırmacılar, emek harcama yerinde haftada 2.5 saat egzersiz yapanların, yapmayanlar oranla daha verimli bulunduğunu öne sürüyor.

Egzersizlerinizi hakikaten günün yorgunluğunu üzerinizde taşıdığınız akşamüstleri yapmak yerine, onları günlük programınıza dahil edin. Hem egzersiz esnasındaki performansınızın arttığını hem de iş hayatınızda daha verimli olduğunuzu görmüş olacaksınız. Tüm bunlara karşın bu yöntem size bakılırsa olmayabilir. Mesela ben bir türlü sabah egzesizlerinden vazgeçemedim. Sabah egzersizleri benim güne enerjik ve mental olarak hazır başlamamın en güzel yolu!

Eğer gün içi egzersiz yapmak size bakılırsa değilse, akşam egzersizlerini sabaha çekmenizi tavsiye ederim.

5.  Kendinize bir baskı seviyesi belirleyin

Deadlinelardan ve iş ortamının baskısından kurtulduğunuzu düşünebilirsiniz. Kendinizi rahat ve keyifli hissediyor olabilirsiniz. Dikkat edin bu rahatlık, rehavete dönüşmesin. Bu sebeple etrafınızda size işin ne vakit biteceğini sormayan birileri olmadıkça ya da iş yetiştirme stresi olmadığında kendinizi özgür bırkabilir ve hızlıca sonuca ulaştıracağınız bir projeyi oyalanarak yapabilirsiniz.

Projeler ve görevler için ne olursa olsun deadlinelar bitiş noktaları belirleyin. Hatta mümkünse bunu birlikte çalıştığınız kişilere belirtin. Ve kapılabileceğiniz herhangi bir rehavetin önüne geçin. Bu durum hem odaklanmanızı sağlayacak, hem de sizi disipline edecektir.

6. Evden çıkın ve değişik yerlerde çalışın.

Bu madde için herhangi bir araştırmayı örnek gösteremeyeceğim. Bu sebeple bu madde deneyimle durağan(durgun). Ben ne vakit evden çıkıp bir ortak emek harcama alanına ya da kafeye gitsem daha verimli bir halde çalışıyorum. Daha oldukca gürültüye ve dikkat dağıtıcı öğeye haiz olmasına karşın, başka insanların arasındayken yazılarımı daha acele tamamlıyor ve daha çok odaklanmış hissediyorum.

Bu verimliliğin sebebi evin haricinde çalışırken de deadlinelara sadık kalmam olabilir. Bir başka niçin ise muhtemelen evde yapmam ihtiyaç duyulan ev işlerini evde bırakmış olmam.

Sebebi ne olursa olsun size de deneminizi tavsiye ederim. Evden ayrı geçireceğiniz tertipli bir emek harcama günü sizde emek harcama isteği uyandırarak verimliliğinizin artmasına niçin olacaktır.

7. Pijamalarınızdan kurtulun.

Pijamanın rahatlığına karşı koymanın oldukca zor bulunduğunu biliyorum sadece giydiğiniz giysiler emek harcama performansınızı ve verimliliğiniz etkiliyor. Pijama ya da eşofman giydiğinizde, kendinizi hakikaten çalışıyor şeklinde hissetmezsiniz. Bu da dikkat dağınıklığına neden olur. Daha ilkin de söylediğim şeklinde, rahatlık, rehavete dönüşmeye adım atar.

Hertfordshire Üniversitesi’nde psikoloji profesörü olan Dr. Karen Pine’a göre seçtiğiniz giysiler düşündüğünüzden daha mühim olabilir: “Bir giyim eşyası seçiminde, giysiyi giyen şahıs, giysinin karakteristik özelliklerini sahiplenir. İster “ustalaşmış bir iş giysisi” olsun ister “rahat bir haftasonı giysisi” olsun bir oldukca giysinin biz için simgesel bir anlamı vardır. Şu demek oluyor ki bir giysisi giydiğimizde, beynimize o anlamla uyumlu olarak davranmasını söyleriz.”

Her gün ofise gidiyormuşsunuz şeklinde giyinmenizi tavsiye ederim. Giyiminiz verimliliğinizi ve motivasyonunuzu arttırmanın anahtar notalarından biri.

8. Gün içinde ne kadar çalışacağınıza karar verin.

Verimli çalışmanızın odak noktalarından biri de bu.  Emek harcama arkadaşlarınız ve mesai saati olmadan motivasyonunuzu kolayca kaybedebilirsiniz.

Ben kendinize mesai saatleri koymanızı tavsiye ederim. Kendinize sabah başlama ve akşam bitiş saati koyduğunuz vakit, iş yaşamı ve hususi yaşam arasındaki dengeyi kolayca oturtabiliyorsunuz. Böylece, fazla mesai yapmamış oluyor ve bir sonraki güne daha zinde başlıyorsunuz.

9. Kendinize hususi bir emek harcama alanı belirleyin.
Her insanın kendine hususi bir ofisi olma şansı olmayabilir. Gene de çözümü var. Eğer 50 metrekarelik bir apartman dairesinde yaşıyorsanız bile işle ilgili aktiviteleri yapmak için evinizde bir köşe ayırabilirsiniz.

O alanı bir tek işle ilgili aktivitelerde kullanın. Gün içinde aile üyelerinizden o alana bir ofismişçesine yaklaşmalarını isterseniz, siz oradayken kimse sizi rahatsız etmeyecektir.

Kanepeyi emek harcama alanınız yapmak nadiren işe yarar ve sizi sırtınız için durmadan kımıldayarak en rahat noktayı bulmaya iter. Kanepeden çalışmak hem dikkat dağınıklığına neden olur hem de vücudunuz için zararlıdır. Tavsiyem, rahat bir masa ve emek harcama sandalyesi almanız yönünde olacaktır.

Emek harcama alanı belirlemek hem size hem de çevrenizdekilere mevzu mesai saatleri mevzusunda sınırları çizmenizde ve beklentileri değiştirmenizde destek olacaktır.

10. Kendinize tertipli olarak sosyalleşmek için vakit ayırın 
Evden çalışmak demek daha azca dikkat dağıtıcı öğeye haiz olmak anlama gelir. Sadece bununla birlikte oldukca daha çok yalıtım anlamına gelir. Bu içine kapanık insanoğlu için bile zor bir süreç.

Bu yüzden hem motivasyonunuzu hem de verimliliğinizi yüksek tutabilmek için haftalık olarak tertipli sosyalleşme organizasyonları ayarlayın. Resmi networking grupları da olabilir, bir arkadaşla kahve içmeye çıkmak ya da bir başka evden çalışan arkadaşınızla aynı evi paylaşmak da olabilir. Tertipli olarak sosyalleşmek sizin çalıma hayatınıza verimlilik ve motivasyon olarak yansıyacaktır.

T

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir