Girişimciler başarısız olmaktan korkmaz pişman olmaktan korkarlar

Kendinizi yada başkasını gün içinde yapılmayan işler mevzusunda suçlamadan ilkin resmin tamamına bakmalısınız. Bir anlığına gözlerinizi kapatın ve düşünmeye başlayın. İşin sizin için ne kadar mühim bulunduğunu gözden geçirin.

Ölüm döşeğinde pişmanlıklar yaşamak istemez kimse.

30-40 yıl sonrası hakkında düşünmek zor olsa gerek biliyorum. Kimse ölüm mevzusunda da düşünmek istemez. O vakit şimdiye dönelim ve takvimimize göz atalım. Önünüzdeki 90 güne bir göz atın. Keşke bu mevzu üstünde daha oldukca vakit harcasaydım, dediğiniz şeylere bakın.

Pişmanlıklar ağır ağır üzerimize çöker ve tesirini gösterir. Bir tek kalbimizi değil soluğumuzu da etkisinde bırakır. İnsanları yalnız  ve çaresiz bıraktığımızda, daha oldukca çalışmamız icap ettiğini bildiğimiz halde çalışmadığımızda, vazgeçtiğimizde çanlar çalmaya adım atar. Bazı pişmanlıkları geride bırakabilirken bazıları bir yaşam peşimizi bırakmaz.

Ölmeden ilkin insanların en oldukca pişmanlık duydukları şeylere bakalım.

  • Keşke kendi doğrularıma ve inandıklarıma gore bir yaşam sürme cesaretim olsaydı da başkalarının benden bekledikleri yaşamı yaşamasaydım.
  • Keşke o denli oldukca fazla çalışmasaydım
  • Keşke duygularımı ifade edebilme cesaretim olsaydı
  • Keşke dostlarımla, dostlarımla ilişkimi sürdürseydim
  • Keşke daha oldukca mutlu olmak için kendime izin verseydim

Üzücü gerçekler. Keşkeler…

Bu pişmanlıklara derinlemesine baktığımız vakit, hepsinin sıkışmışlıkla ilişkili bulunduğunu görüyoruz. Duygularımızdaki sıkışmışlık, rutinde takılıp kalma vb. Takılıp kalma daima fena değildir fakat ileriye doğru adım atamamak, gitmemiz ihtiyaç duyulan yöne doğru gitmemek fena. Kımılda, büyü ve momentumu bul!

İnsanlar ender bir halde bu sıkışıp kaldıkları mevzuları akışına bırakırlar. Kitap yazmak, fotoğraf çekmek benzer biçimde hobileri tercih ederler fakat bir yaşam boyu pişmanlıklarını yaşayacakları projeleri için adım atmaya cesarete edemezler. Bir yaşam boyu pişmanlığını duyacağımız şeylerden ekonomik bir çıkar sağlamadığımız için şu an üstünde kafa yormuyoruz fakat sonrasında pişmanlığını yaşıyoruz. Bu tarz şeyleri öncelikli işimiz konumuna getirmiyoruz ve bir yaşam boyu yalancı baharı tercih ediyoruz.

Bu biçim pişmanlıkları yaşatmayın kendinize. Özgür bir halde yaşayın, yaratıcılığınızı özgür bırakın, kendinizi ve duygularınızı ifade edin. Kendinizi öncelik haline getirmekten sakınmayın. Mutluluğunuz buna kıymet. Siz, buna değersiniz!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir