Harika bir izlenim yaratmak için gerekli olan beceriler

Yeni biriyle görüşmenin ilk birkaç saniyesinin ardındaki araştırmaları ve mükemmel kalıcı bir izlenimin iyi mi oluşturulacağını beraber inceleyelim.

Mükemmel bir ilk izlenim yaratmak, yalnız mesleki hayatınızda değil, hem de toplumsal olarak da önemlidir. Sadece, ilk izlenimler devamlı kolay değildir. Birinin dikkatini çekemezseniz, oyun dışı kalırsınız. Tanıştığınız bir kişide kalıcı bir izlenim bırakmak için destek olabilecek ipuçlarına beraber bakalım.

En popüler TED konuşmacıları, seyircide itimat oluşturmak için el hareketlerini kullanıyor. Popüler 465 el hareketi var. Azca popüler olan TED konuşmacıları averaj 272 el hareketi kullanıyor. Ve TED süperstarları Temple Grandin, Simon Sinek ve Jane McGonigal, yalnız 18 dakika içinde 600’ün üstünde el hareketleriyle grafiklere öncülük etti.

Eller yukarı!
Bahsetmiş olduğumuz tesir yalnız TED Sohbetleri’ne özgü değildir. Araştırmacılar Robert Gifford, Cheuk Fan Ng ve Margaret Wilkinson, 30 yılı aşkın bir süre ilkin, öteki yönlerinin yanı sıra, iş görüşmelerinde el hareketleri kullanan kişilerin işe alım olasılıklarının daha yüksek bulunduğunu keşfetti.

Niçin el hareketleri bu şekilde bir etkiye haiz? Yanıt fazlaca kolay. Bundan dolayı, el hareketleri amacınızı belli etmenizi sağlıyor. Mağara adamı günlerine geri dönün. Bir yabancı, mağara adamı atalarımıza yaklaştığında, yabancıların iyi ya da fena niyetli olup olmadığını öğrenmenin en iyi yolu, ellerine bakmaktı. Bir taş ya da mızrak mı taşıyorlardı? Ondan sonra yabancı kendisini tanıttı, atalarımız, elini uzatarak saldırıya geçmeyeceklerini yada kıymetli eşyaları çalmayacaklarını anladılar.

Birisi ellerinizi görebiliyorsa, kendini daha rahat hissedecek ve sizinle dost olma ihtimali daha yüksek olacak. İlk izleniminizi iyileştirmek için yapabileceğiniz en kolay şey ellerinizi görünür tutmaktır. Dolayısıyla, bir odaya girerken yada biriyle tanışmayı beklerken, ellerinizi cebinizden çıkarın. Bundan dolayı cepler, ilişki katilleridir.

Asla el sıkışmayı atlamayın. Tensel temas kurduğumuz anda vücudumuz oksitosin denilen bir şey üretir. Araştırmacı Paul Zak, güvenliği kolaylaştırmak için bu minik hormonun enerjisini ölçtüğü deneyde, yalnız bir doz oksitosin vererek iştirakçilerin güveninin değiştiğini görmüş oldu.

Muhteşem bir tokalaşma iyi mi yapılır?
Ellerinizi kuru tutun: Hiçbir şey yapışkan ve ıslak bir eli tutmaktan daha fena değildir. Bir partide iseniz, içkinizin etrafını peçeteyle sarın. Böylece ıslaklık azalır.

Kesin olmak: Bir şeftali olgun mu değil mi iyi mi anlarsınız? Birazcık direnç hissedene kadar sıkıştırın. Aynısı insanoğlu de ilgilendiriyor. Kasları sıktığınızı hissedene kadar sıkıştırın ve sonrasında durun. Asla birinin elini gevşek şekilde sıkmayın.

Kazanan benzer biçimde durun: Yeni biriyle tanışmış olduğunuzda güvenilir olup olmadığını idrak etmek kesinlikle önemlidir. Sebebi fazlaca kolay. Bundan dolayı insanoğlu olarak, kaybedenlerle değil kazananlarla ilişkili olmak istiyoruz. Kazananlar tarafınca yönlendirilmeyi kaybedenler tarafınca ise yönlendirilmemeyi istiyoruz. Yeni bir etkileşimin ilk birkaç saniyesinde, itimat göstergelerini arıyoruz. Konuştuğumuz kişinin kazanan ya da kaybeden biri olup olmadığına karar vermeye çalışıyoruz. Ve bu şahıs de bizde aynı şeyleri arıyor.

Peki kazanan kişinin iyi mi bir görünümü vardır? Araştırmacılar Jessica Tracy ve David Matsumoto bunu araştırdılar. Çeşitli görüşlere haiz ve kör Olimpik sporcuların bir yarış kazandıktan yada kaybettikten sonrasında iyi mi davrandıklarını karşılaştırdılar.

Bu insanoğlu, aynı gurur ve utanç biçimlerini gösterdiler mi? Yanıt evet oldu. Kültürler içinde bir sporcunun, öteki sporcuları kendi gözüyle görüp görmediğine bakılmaksızın, kazanma ve yitirme davranışları aynıydı. Kazananlar çoğu zaman kollarını başlarının üstüne kaldırıyor, göğüslerini açıyor ve kafalarını gökyüzüne doğru eğiyordu. Kaybedenlerin başlarını eğip, omuzlarını kırdığı ve kollarını sıkıca kenarlarından tuttuğu görüldü.

Karşınızdakinin gözlerine bakın
Birisinin kazanan olduğuna karar verdikten sonrasında, onunla iyi mi göz teması kuracağınız belli olur.Kolay göz teması iyi mi sağlanır?

Göz temasının en kuvvetli örneklerinden biri, aktivist Jae West ve ekibi tarafınca aylık global özgürlük hareketlerini koordine etme, kaydetme ve dağıtmayı amaçlayan Liberators International tarafınca hazırlanan videolardır. Videolar; cömertlik ve şuur yükseltme eylemleri ihtiva eder. Videoya “Dünyanın En Büyük Gözüyle Temas Denemesi” adı verilmektedir. Bu video: birbirine yabancı iki kişinin göz teması kurmasıyla ilgilidir. West. “Yabancı birine bakmaya ve kendini savunmasız bırakmaya karşıdır.”
Deneye dünya genelinde 156 ilde 100.000’den fazla şahıs katıldı. Bir dakika göz temasından sonrasında, birbirine yabancı kişilerin sarılıp ağladıkları gözlemlendi.

Göz teması niçin bu kadar etkilidir? Bir el sıkışma benzer biçimde, göz temasının doğru olması sözsüz bir işaret olarak yorumlanmıştır. Eğer birini seviyorsanız aşırıya kaçmadan onlarla daha fazlaca göz teması kurun. Gövde dili uzmanları Barbara ve Allan Pease etkileşime girmenin yüzde 60 ila 70’ini göz teması oluşturmak bulunduğunu söylüyor. Bundan daha azını yapmış olursanız, çekingen ve gerilmiş görünebilirsiniz. Daha fazlası da karşınızdaki kişiyi sizden soğutur. Mühim olan dengeyi kurabilmektir. Söylemiş olduğumuz ipuçlarını hayatınıza adapte ederseniz iyi mi fark yaratacağınızı kendi gözlerinizle görebilirsiniz.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir