Harvard’lı psikolog açıkladı: Harika bir ilk izlenim uyandırmanın 10 yolu

Amy Cuddy, insanların sizinle ilk tanıştığı anda bir tek tek bir probleminin yanıtını aradıklarını ve bu cevabın iş ilişkilerinizin temelini oluşturduğunu söylüyor. 

Sual kolay: “Ona güvenebilir miyim?”

Bu soruya pozitif yönde yanıt alabilmeniz için yapmanız ihtiyaç duyulan 10 şeyi sizlerle paylaşıyoruz.

1. Konuşmaktan oldukca kulak verin. 

Sual mesele. Göz teması kurun. Gülümseyin. Somurtun. Kafa sallayın. Yanıt verin, bu yanıt ne oldukca sözlü olmasın fakat sözsüz de olmasın. Bir insanoğlunun mühim bulunduğunu göstermek için tek yapmanız ihtiyaç duyulan bu.

Konuştuğunuzda ise sizden istenmediği taktirde tavsiye vermeyin. Dinlemek, tavsiye vermekten daha oldukca ilgilendiğinizi gösterir zira tavsiye verdiğinizde, bir oldukca durumda kendiniz hakkında konuşmuş olmuş olursunuz.

Eğer buna inanmıyorsanız şöyleki düşünün: “Senin yerinde olsaydım” cümlesi kimin hakkında?

Bir tek söyleyecek mühim birşeyiniz var ise konuşun ve devamlı “mühim” terimini kendiniz için değil karşı taraf içim tanımlayın.

2. İlgiyi başkalarını üstüne çekin. 

Asla kimse yeteri kadar övgü almaz. Asla kimse. Kısaca işe insanlara iyi bir iş çıkarttıklarını söylemekle başlayın.

Bir dakika, yoksa neyi iyi yaptıklarını bilmiyor musunuz? Fazlaca ayıp! Zira bilmek sizin işiniz. Şimdiden bu mevzuyu araştırmak sizin işiniz. İnsanlar sizin övgülerinize müteşekkir olmakla kalmayacak hem de neler yaptıklarına dikkat edecek kadar onları önemsemenizi takdir edeceklerdir.

Ve doğal olarak ki kendilerini daha başarı göstermiş ve daha mühim hissedeceklerdir. Dahası onları bu şekilde hissettirdiğiniz için sizi seveceklerdir.

3. Asla seçici dinleme yapmayın. 

Bazı insanoğlu kendi altında hissettikleri insanların söylediklerini dinleme kabiliyetine haiz değildirler.

Doğal olarak ki onlarla konuşabilirsiniz fakat tek başına düşen ağaç ormanda gürültü yapmaz, zira dinleyen kimse yoktur.

İyi bir ilk izlenim bırakanlar herkesi dikkatlice dinlerler ve toplumsal statü farketmeksizin hepimizin onlarla ortak paydada buluştuğumuzu hissettirirler.

Şundan dolayı ortak bir noktamız var: çoğumuz insanız.

4. Eşyalarınızı ortadan kaldırın.

Telefonunuza bakmayın. Monitörünüze göz atmayın. bir anlığına başka hiçbir şeye odaklanmayın.

Eğer başka eşyalarla bağlantı kurmakla meşgulseniz insanlarla bağlantı kuramazsınız.

Onlara tüm dikkatinizi armağan edin. Bu armağan bir avuç insanoğlunun birbirine verdiği bir armağan. Bu armağan tek başına, insanların etrafınızda olmak istemesini ve sizi hatırlamasını elde edecektir.

5.  Almadan ilkin verin ve hiçbir süre bir şey almayacağınızı varsayın. 

Ne alacağınızı hiçbir süre düşünmeyin. Ne verebileceğinize odaklanın. Gerçek bir bağ ve ilişki oluşturmanın tek yolu vermektir.

6. Kendinizi beğenmiş davranmayın…

Sizin tutucu, kasıntı, kendini beğenmiş yapınızdan bir tek tutucu,kasıntı, kendini beğenmiş insanoğlu hoşlanır.

Geri kalanlarımız bu durumdan etkilenmez. Aksine sinirlenir, soğur ve rahatsız oluruz.

Üstelik odaya girdiğiniz anda sizden nefret ederiz.

7. …zira öteki insanların mühim bulunduğunu anlamanız gerek. 

Bildiklerinizi aslına bakarsanız bildiğiniz gibi. Kendi görüşlerinizi bildiğiniz gibi. Bakış açılarınızı ve perspektiflerinizi bildiğiniz gibi.

Tamamı mühim değil zira onlar aslına bakarsanız sizin. Kendi kendinizden bir şey öğrenemezsiniz.

Fakat öteki insanların neler bildiklerini bilmiyorsunuz ve hepimiz kim olursa olsun, sizin bilmediğiniz şeyler bilir.

Bu da öteki insanları sizden daha mühim yapar zira onlardan bir şeyler öğrenebilirsiniz.

8. Kelimelerinizi seçin. 
Kullandığınız kelimeler başkalarının tavırlarını etkisinde bırakır.

Mesela bir toplantıya girmek zorunda değilsiniz, bir tek başka insanlarla tanışmaya gidiyorsunuz. Yeni bir alan kişi için sunum hazırlamak zorunda değilsiniz, bir tek başkalarıyla havalı şeyleri paylaşıyorsunuz. Spor salonuna gitmek zorunda değilsiniz bir tek sağlığınızı geliştirmek için egzersiz yapıyorsunuz.

Adaylarla mülakat yapmak zorunda değilsiniz, bir tek ekibinize katılacak en iyi insanı seçiyorsunuz.

Tamamımız mutlu, istekli, başarı göstermiş insanlarla iş arkadaşı olmak isteriz. Seçtiğiniz kelimeler öteki insanların kendini iyi hissetmesini sağlar ve sizin de kendiniz hakkında iyi hissetmenize neden olur.

9. Başkalarının başarısızlıklarını tartışmayın…

Kabul edelim çoğumuz dedikodu yapmayı severiz. Tamamımız birazcık gıybet duymayı severiz.

Problem şu ki; asla birimiz o dedikoduyu servis edeni pek de sevmeyiz. Ve dahası o insana kesinlikle saygı duymayız.

Başka insanların başarısızlıklarına gülmeyin. Eğer gülerseniz, etrafınızdaki insanoğlu aynı şeyi onlar için yapmış olup yapmadığınızı merak etmeye başlayacaktır.

10.  …fakat kendi başarısızlıklarınızı itiraf etmeye hazır olun
Son aşama başarı göstermiş insanların başarı göstermiş oldukları için karizma sahibi olduğu düşünülür. Başarıları sanki kafalarının üstünde bir hare tesiri yaratır. Adeta parlarlar.

Buradaki anahtar kelime: gözükmek.

Mükemmel bir ilk izlenim bırakmak için son aşama başarı göstermiş olmanıza gerek yok. Işıltılı yüzeyi yırttığınızda, tüm başarı göstermiş insanların bir taşın karizmasına haiz bulunduğunu görmüş olacaksınız.

Fakat dikkat çekecek derecede karizmatik olmak için muhteşem derecede hakiki olmanız gerekir.

Mütevazi olun. Başarısızlıklarınız paylaşın. Hatalarınızı itiraf edin. Eğitici bir öykü olun ve kendinize gülün.

Başka kimsenin hatalarına asla gülmemeniz gerekirken kendinizinkilere devamlı gülün.

İnsanlar sizin hatalarınıza gülmeyecek, sizin gülüşünüze eşlik edecektir.

Sizi sırf bunun için sevecek ve her daim etrafınıza olmak isteyeceklerdir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir