İnsanların gelişmesini önleyen 7 tehlikeli durum

İnsan beyni kontrollü kullanılmadığı hallerde daha azca emek harcama eğilimindedir. Zira beyin insan ağırlığının yüzde 2’sini oluştururken, enerji tüketimi açısından ise yüzde 20’lik bir paya haiz. Haliyle bilgili şekilde zorlanmayan bir beyin, düşünme akışı içinde “kısayollara” başvurmayı tercih eder. Bu da öğrenilmiş yada kabul edilmiş bilgilerin, fikir akışında öne geçmesi anlamına gelir.

Doğrulama sapması
Doğrulama sapması, öğrenilen pozitif yönde bir bilginin aksini sunan verileri insanların gözardı etmesi anlamına geliyor. Bu bilgiler çoğunlukla pozitif yönde olsa da, daha geniş ve daha iyi seçenekleri insanların gözardı etmesine sebep oluyor.

Kayıptan kaçınma
Bu durum çoğu zaman insanların durumsal kar zarar hesapları yaparken düştükleri bir hata. Örnek vermek gerekirse, verilen işi yapamayan bir çalışanı ele alalım. Bu şahıs istenilen işleri yapamamasına karşın; verilen eğitim, harcanan süre göz önüne alınarak işine devam ettirilebilir. Doğrusu özetle bu durum, keskin fakat doğru kararların alınmasını önleyen bir mekanizma olarak ortaya çıkıyor.

Kumarbaz yanılgısı
Karşımıza çıkan çözümleme emekleri devamlı tek bir sonuca işaret etmez. Hatta çalışmalardaki çeşitlilik ve rakamların fazlalığı kimi zaman mantıklı düşünmek yerine, insanı ihtimaller içinde senaryolardan birisine inanmaya itebilir. Ve bu inancın yerleşmesinden sonrasında, çoğunlukla öteki olasılıklar yanlış şeklinde kabul edilir.

Genel kabul yanılgısı
Bir şey oldukça sık duyuyor olmak onun doğru bulunduğunu göstermez. Aslına bakarsak, fark yaratma arzusundaki insanların başarısı çoğu zaman, genel geçer kabulleri sorgulamalarından geçer. Bilhassa iş dünyasında, her sektörün kendine özgü ön kabulleri ve tartışılmayan doğruları vardır. Elbet amaç doğruları değişiklik yapmak değil, fakat doğru malum şeyleri sorgulamak devamlı için bir fırsat yaratma ihtimaline haizdir.

Çerçeveleme tesiri
Olayların etiketleri ve onlara karşı olan bakış açıları yaşamsal öneme haizdir. Mesela, iki doktordan birisi tedavinin yüzde 80 başarı göstermiş olacağını, diğeri ise yüzde 20 ihtimalle ölümle sonuçlanacağını söylüyorsa, tercih edilen tabip, pozitif yönde perspektifi sunan tabip olacaktır. Fakat olayların negatif yanlarına odaklanan insanoğlu, sunumlarında dahi başarısız ihtimallerini ön planda tutarlar.

Etkileşimli talep
Ya da oldukça daha malum adıyla, “Sürü psikolojisi”. Mark Twain, “Eğer kendinizi hep beraberce aynı şeyi düşünürken buluyorsanız, durma ve düşünme zamanı gelmiş anlamına gelir.” diyor.

Dunning-Kruger tesiri
Bilimsel tarif olarak, “Yetkin olmayan insanoğlu, vardıkları yanlış sonuçlar ve talihsiz seçimlerin yanlışlığını idrak edebilecek kapasiteye haiz değillerdir.” anlamına gelmektedir. Bu durum aslına bakarsak öz-farkındalıkla ilgilidir. Kendi kabiliyetlerini ve zekasını gene kendi gözünde büyüten insanların, bu varsayımlarında dolayı neredeyse her mevzuda hata yapma olasılığına haizdir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir