İş dünyasında “Niçin?” sorusu niçin önemlidir?

Bugüne dek girişimcilikle ilgili tüm yazılarda yaptığınız şeyi niye yaptığınızı sorgulayın diye öneride bulunurlar. Niçin” sorusunu bir işe başlarken kendi kendinize sorup hakikaten isteyip istemediğinizi sorgulayın! İşe başladıktan sonrasında da bu suali kendinize sormaya devam edin. Şu sebeple bu soruya vereceğiniz cevaplar sizi işinize bağlayacak, işinize odaklanmanızı ve daha da heyecanlanmanızı elde edecektir.

Şimdi “Niçin” sorusuyla ilgili 7 faktörü inceleyelim:

1412789172-why-hell-would-anyone-want-be-entrepreneur-buildings

“Niçin” sorusunu sormayı niçin unuturuz?

Azca ilkin söylediğim benzer biçimde bir işe başlarken niçin sorusuna cevabımız hazırdır. Daha sonralarında ise iş hayatındaki problemler bu suali unutmamıza sebep oluyor. İş hayatında odaklanmamızı engellemiş olan bir sürü şey sıralanabilir. Bir çok vakit bu sebeplerden dolayı yaptığımız işi bırakma durumuna gelebiliyoruz. İşte tam da bu sırada aslolan sorulması ihtiyaç duyulan sual “Niçin?”.

Ne yapıyoruz şimdi?

Bu da girişimcilerin çoğunlukla yaptıkları şeyi bıraktıkları noktada sordurulmuş olduğu sorudur. Ne yapıyoruz şimdi, ne için yapıyoruz gibisinden. Bu aşamada herşeyi unutup ilk başladığımız noktada bizi harekete geçiren cevabı hatırlamalıyız. İlk adımı atmamızı elde eden “Niçin?” sorusunun yanıtını düşünerek yola devam etmeliyiz.

Her şey aslına bakarsan parayla ilgili değil mi?

Şimdi bu maddede parayla yapabileceklerimizi saymam gerekecek fakat her insanın aslına bakarsan kafasında bu maddelerden oldukça daha fazlası vardır. O yüzden o mevzuya asla girmiyorum. Girişimci de ürünü başarı göstermiş olursadan oldukça ne kadar para kazanacağını hayal ediyor. Aslına bakarsanız o yüzden şimdiye kadar meydana getirilen girişimlerin oldukça azca bi yüzdesi başarıya ulaşabiliyor. Aslolan sorun oldukça para kazanmak değil de dünyaya birşeyler sunmak olursa ürünün ya da girişimin başarı göstermiş olma oranı da artacaktır.

“Niçin” sorusu dünyayı değiştirmeye yarayabilir.

İnsanlar işlerine her gün yaşamalarına kafi gelecek parayı bulmak için gider. Bu, toplumun büyük çoğunluğunu oluşturuyor fakat bunların haricinde kalan ve hakikaten daha büyük bir şeyin parçası olan bir kesim de bulunuyor. Bunlar da aslına bakarsan yaşam hikayelerini okurken “vay bee…” dediğimiz insanoğlu oluyor. Onların amacı dünyayı değişiklik yapmak, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek ve geri kalan hepimiz için yaşamı kolaylaştırmak. İşte bunların “Niçin?” sorusuna cevabı da çoğu zaman aynı “Dünyayı değişiklik yapmak isterim” şeklinde oluyor. Fazlaca fazla Ted hitabı izliyorum ordan biliyorum. 🙂

“Niçin” sorusuna verilen yanıt yaptığımız şeyi bırakmamıza yol açan sebeplerden daha mühim olabilir.

Girişimciler başarısız olduklarında yaptıkları şeyi bırakmak için onlarca sebep bulabiliyor. Borca girdim, param bitti, saygınlığımı yitirdim… istediğiniz kadar çoğaltabilirsiniz. Aynı mesele bir işe başlarken de ortaya çıkabiliyor. Daha ilkin asla yapılmamış olanı tecrübe etmek devamlı büyük riskler içeriyor. Şu sebeple insanların bunu iyi mi karşılayacağıyla ilgili bir fikriniz olmuyor. İşe başlarken hevesinizi kıracak problemler ortaya çıkabiliyor. Tam da bu aşamada kendinize “Niçin” diye mesele ve bırakma nedenlerinizle karşılaştırın. “Niçin” sorusuna verdiğiniz yanıt daha ağır basıyorsa riskleri alın ve işe devam edin.

Kim bilir “Niçin” sorusuna verilen yanıt gelecek nesillere aktarabileceğimiz bir şeydir.

Toplumda bazı aileler vardır her jenerasyonu önceki jenerasyonun yapmış olduğu işi devam ettiren. Türkiye’de de baba mesleği dediğimiz şey. Ailede bir şahıs bu işi daha iyi bir noktaya niçin taşımasın yada siz niçin ailenizin devam ettireceği işi başlatan şahıs olmayın. Sizden sonraki nesillerin de sizin yaptığınız şeyi devam ettirmesi kadar gurur verici bir şey yoktur diye düşünüyorum.

Niçin? Şu sebeple tekrar asla pes etmeyeceğim.

Azca ilkin söylediğim benzer biçimde yeni bir işe adım atmak buz dağını karşınıza almakla aynı şey benzer biçimde gelebilir size. Bir işe koyuluyorsunuz ve yaptığınız şey başarı göstermiş olsa bile sizi bekleyen bir sürü mesele olacaktır. Pazarlamadan finansa, reklamdan insan kaynaklarına şu demek oluyor ki lüzumlu olan herşeyde uzmanlaşmak zorundasınız. Tüm bu tarz şeyleri aştıktan sonrasında da farkedeceksiniz ki aslen hiçbir şey sizi yıldırmayacaktır.

Özetle kendinize ve başkalarına devamlı “niçin?” sorusunu sormaktan çekinmeyin. Sormak, iyidir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir