İş hayatında olumsuz algılanmanıza neden olabilecek 5 söz

Kelimelerin gücü düşüncelerimizi karşımızdakilere doğru aktarabilmek ya da anlatırken istediğimiz duyguyu verebilmek açısından son aşama mühim. Sadece bu gücü doğru kullanamadığınız durumlarda anlatmak istediğinizin yanlış anlaşılmasına da niçin olabilirsiniz.

Bilhassa iş hayatında yöneticileriniz, müşterileriniz ve iş arkadaşlarınızla dolu bir ortamda sözlerinizi seçerek kullanmanız gerekebilir. İşte yanlış anlaşılmanıza niçin olabilecek bundan dolayı davranışlarında ölçülü yaklaşmanız ihtiyaç duyulan bazı sözler…

“Oldukça fena bigün geçirdim”

İş hayatında her gününüz aynı geçmeyebilir. Kimi zaman iyi kimi zaman de fena sürprizlerle karşılaşmanız mümkün. Sadece mühim olan tüm bu durumları iyi mi yönetim ettiğiniz. Yaşadığınız herhangi bir probleminin tüm gününüze yansımasına izin vermeniz ve gününüzün fena geçtiğini belirtmeniz duygularınızı yönetmediğiniz anlamına gelir. Oysa problemleri kafanızda tanımlayıp çözüm yolu üretmeniz olumsuzluğa takılıp kalmanıza ve tüm gününüzün fena geçmesine engel olur. Bu söz yerine “Evet en iyi iş günüm değildi fakat daha iyi olması için uğraşıyorum” demeniz hem sizi motive eder, hem de sizinle konuşan kişinin hakkınızda negatif düşünmesine engel olur

“Eğer talihli olsaydım…”

Yaşadıklarımızı bir tek kadere ve şansa bağlamak yaşamımız üstündeki yönlendirme gücümüzden vazgeçtiğimiz anlamına gelir. Ara sıra talih faktörü de yaşamımıza yön verme mevzusunda etkili olsa da yaşadıklarımızdan aldığımız dersler ve olumsuzluklar sonucu verdiğimiz kararlar şanstan oldukça daha etkili olabilir. “Eğer talihli olsaydım…. olurdu” benzer biçimde bir perspektif yerine “Hedeflerimi gerçekleştirmek için bugün yeterince çabalamadım” diye düşünmek oldukça daha yararlı olabilir.

“Oldukça stresliyim”

Stres fizikte “Bir bütünün parçalarına uygulanan birim alan başına averaj kuvvet olarak” olarak tanımlanır. Stresin yanlış hesaplanması köprülerin çökmesine niçin olabilir. Sadece insan bir köprü değildir. Dış etkenlerle başa çıkmayı, duruma bakılırsa şekillenmeyi öğrenebilir. Bundan dolayı kendinizi stresli olarak tanımlamanız değişen durumlara ayak uyduramadığınızı gösterir. Bu da yanlış yapma olasılığınızı artırır. “Oldukça stresliyim” diyerek strese yenilmek yerine onunla başa çıkmayı öğrenmek gerekiyor.

“Önceliklerimiz…”

Öncelik tekil bir kelimedir. Şu demek oluyor ki birçok durum ya da madde arasından birini öne çıkarmak için kullanılır. Eğer bir mevzu üstüne çalışırken “önceliklerimiz…” diye söze başlayacaksanız o yanlıştan derhal dönmeniz gerekir. Bu sebeple bu ilk olarak tek bir mevzuya odaklanmanızı engeller ve birçok nokta içinde dağılmanıza niçin olabilir. Eğer hakikaten öteki maddelerden ya da konulardan daha öncelikli bir durumdan bahsetmeniz gerekiyorsa “Acil olan önceliğimiz” kabul edebilirsiniz. Böylece hem kendiniz hem de var ise ekip arkadaşlarınız için doğru bir yönlendirme yapmış olmuş olursunuz.

“Bu kimin suçu?”

Yaşanmış olan bir olumsuzlukla ilgili sorumluyu bulmaya çalışmak hem sizin hem de hakikaten görevli olan kişinin geçmişe takılı kalmasına niçin olabilir. Bu asla hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Problemi ve sorumluyu bir kenara bırakıp ileriye bakmak hepimiz için oldukça daha yararlı olur. Bundan dolayı meydana getirilen yanlışa dikkat çekmek için “Bu kimin suçu?” demek yerine “Tekrar ne yapmamamız icap ettiğini görmüş olduk” benzeri bir cümle hem kimsenin kırılmamasını ve bu yanlışa saplanıp kalmamasını sağlar hem de dikkat edilmesi ihtiyaç duyulan mevzuyu vurgulamanıza destek sağlar.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir