Milyarderleri diğer herkesten ayıran bir bakış açısı

Kişisel baskı ve gürültüyü ne kadar acele üzerinizden atarsanız geliriniz o denli süratli yükselir. 
Averaj bitti.

Orta nokta artık çözünüyor ve sizi iki noktadan birinde durmaya zorluyor. Ya yöneten bir avuç insanoğlunun içinde olacaksınız ya da orta derece çoğunluğun bir parçası olacaksınız.

Başarı asla bu kadar ulaşılabilir olmamıştı gene de bu durum çoğumuzu şımarık ve tembel hale getiriyor. Fakat bunların ötesinde bir strateji, daha yüksek standartlarda ve daha bilgili çalışmanız ve yaşamanız için size meydan okuyarak şimdiye kadar olan yaklaşımınızı sarsma niyetinde.

Her milyarderin sırrı: kendini rahat hissetmeden ilkin çevrene bir ekip kur!

Hayallerin büyüdükçe, ekibin önemi artar. – Robin Sharma

Charfen Danışmalık Hizmetleri’nin CEO’su ve Entrepreneurial Personality Type’ın kurucusu Alex Charfen’a nazaran milyarderlerin tek ortak noktası hepsinin rahat olması.

Burada rahat olmaktan kastımız, rahat bir giyime haiz olmak değil. Charfen rahatlık ile milyarderlerin en iyi yaptıkları şeyi yapmak haricinde başka bir iş için parmaklarını dahi oynatmamalarını kastediyor. Bunu yapmak için ise çevrelerine bir ekip kuruyorlar ve geri kalan işlerle o ekip ilgileniyor.

Bir oldukca şahıs bunu duyduğunda en önce “Doğal olarak ki, onlar milyarder” diye düşünüyor. Sadece işin aslı, bu onların milyarder olma sebebi!

Charfen 20’li yaşlarında milyarder bir arkadaşıyle zaman geçirirken onun evinde çalışan 2 şahıs ve sürücü de dahil olmak suretiyle emrine amade 30 kişilik bir ekip gördüğüne şaşırır. Charfen kendine hakim olamayarak arkadaşına sorar:

“Bu kadar fazla yardım almak ve gün içinde çevresinde bunca yaygara olması seni utandırmıyor mu? Şu demek oluyor ki şimdiye kadar bizlere en azından 10 şahıs bizlere yardım etti ve saat daha sabah 11.00.”

Arkadaşı ise şu cümlelerle yanıt verir:

“Senin gözlemlediğin ekibimin her hangi bir üyesinin yapmış olduğu her hangi bir işi yapmak benim için sorumsuzluk olur. Onlar benim için orada ve ben de onlar için buradayım. Biz birlikte büyüdük ve her şeyi birlikte inşa ettik.

Eğer ben bugün ekip üyelerimin yapmış olduğu işlerden herhangi birini yapmış olsaydım, bundan rahatsız olurlardı ve endişelenirlerdi. Hepsinin burada olmasının bir sebebi var ve bir bir çok birbirini eğitmekte ve işe almakta rol oynadı. Onlar, bir şeyleri başarmakta bana ne kadar destek olurlarsa, hepimizin o denli güvende olacağını ve kuruluşumuzu o denli büyüteceğimizi biliyorlar.”

Netice:

Yüksek performansa haiz kişiler kendilerini rahat hissetmeden ilkin çevrelerine bir ekip kuruyor.Büyük düşünmeye gönüllü oluyorlar, daha büyük sorumluluklar alıyorlar ve kendi süper güçlerine inanıyorlar. Bu şekilde, kişisel baskı ve gürültüyü ne kadar acele üzerinizden atarsanız geliriniz o denli süratli yükseliyor.

Böylece, sorumluluğunuzu yükseltmek daha çok iş yapmak anlamına gelmiyor. Daha çok yönetmek anlamına geliyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir