Mutlu çiftlerin sosyal medyada az paylaşım yapmasının 8 nedeni

Neredeyse hepimizin toplumsal medyada, bir tane de olsa “ne kadar da mutluyuz” diye bağıran bir çift tanımış olduğu vardır. İkisinin fotoğrafları ile dolu albümler, devamlı kendilerinin anlayacağı şakalarla bezeli durum güncellemeleri, “aşkitom”lar  ve “cicikom”ların havalarda uçuştuğu yazışmalar bu çiftlerin alametifarikasıdır. Fakat ne var ki bu çiftlerle bir araya geldiğinizde gördüğünüz görünüm toplumsal medyada gördüklerinizle o kadar da örtüşmez.

Öte taraftan hakkaten kendi içlerinde mutlu olan çiftler ise ilişkilerini devamlı toplumsal medyada yayınlamaz. Hakkaten mutlu çiftler bu kadar azca paylaşım yaparken niçin her saniyelerini toplumsal medyada gösteren çiftlerin o denli da mutlu olmayabileceğine bakacağız.

1. Kendilerini inandırmak için başkalarını inandırmaya çalışıyorlar

Çiftler devamlı olarak kendilerinin duygusal anlarını, aşk ilanlarını toplumsal medyada paylaştıklarında aslen çevrelerini ne kadar mutlu olduklarına ikna etmeye çalışıyorlardır. Bu iknanın sonucu olarak gelen yorumlar ve beğeniler de onları hakkaten mutlu olduklarına ikna etmeye yarıyordur.

İlişki uzmanı Nikki Goldstein bunun bir onay mekanizması olduğundan bahsediyor. “Çoğu zaman toplumsal medyada yoğun paylaşım yapanlar en oldukca onaylanmaya gereksinim duyan kişilerdir. Hayatlarında güçlük yaşayan insanoğlu kendilerini iyi sezmek için yaşadıkları olayın kendisine değil, çevrelerindeki insanların bu duruma vereceği tepkiyi arıyorlar” diyor.

2. Yoğun paylaşım yapanların narsisistik kişilik bozukluğu ve psikopatiye yatkın olmaları daha ihtimaller içinde

Meydana getirilen araştırmalar gösteriyor ki paylaşılan selfielerin yoğunluğu ile narsisistik kişilik bozukluğu ve psikopati içinde direkt bir bağlantı var. Bu şekilde bir sorunla baş eden birisiyle ilişki yaşamak da elbet {hiç de} kolay olmayacaktır.

3. Mutlu olduğunuzda toplumsal medyanın dikkatinizi dağıtmasına izin vermezsiniz

Normal olarak her toplumsal medya paylaşımı meydana getiren çift mutsuz olabilir diye düşünmek mantıksız. Mutlu çiftler de muhakkak beraber çektirdikleri fotoğrafları güzel sözlerle paylaşacaklar. Sadece bu paylaşımlar anlık olmaz genel anlamda. O anda, anın tadını çıkartmayı, toplumsal medyada paylaşım halletmeye tercih ederler. Sonrasında bir iki kare elbet toplumsal medyada paylaşılacaktır.

4. Yoğun paylaşım meydana getiren çiftler daha güvensiz hissediyorlar

Northwestern Üniversitesi’nin 100 çift üstünde yapmış olduğu araştırmanın sonucuna bakılırsa çiftleri ile ilgili daha çok paylaşım meydana getiren kişiler ilişki içinde oldukları şahıs ve ilişkileri hakkında kendilerini güvensiz hissediyorlar.

5. Tartışmalarını “offline” çözen çiftler daha mutlular

Tartışan bir çiftin yanında bulunmak durumunda kaldıysanız durumun sizin için ne kadar acayip bir hal aldığını hatırlıyorsunuzdur. Bunu bir de online yaptıklarını düşünün. Toplumsal medyada birbirlerine hakaret dolu cümleler yazan çiftlerin yorumlarını ya da birbirlerine nefret dolu videolar çekip bu tarz şeyleri toplumsal medyada paylaşan çiftleri düşünün. Buralarda tek taraflı paylaşım yapmak yerine karşılıklı konuşmaları sorunlarının çözülmesi adına daha mantıklı bir adım olacaktır.

6. Toplumsal medyada yoğun paylaşım meydana getiren çiftler kendi mutluluklarını ilişkilerine bağlıyor

Albright College’daki araştırma görevlileri bu duruma “İlişkiye Bağımlı Özgüven” adını veriyor. Bu durumdaki kişiler kendi mutluluklarını ve özgüvenlerini ilişkilerinin gidişatına bakılırsa belirliyor. Bu aşamada kendilerinin ne kadar iyi bir ilişki içinde olduklarını paylaşarak aslen kendilerinin ne kadar iyi bulunduğunu göstermeye çalışıyorlar.

7. Mutlu çiftlerin kanıtlamak zorunda oldukları bir şey yoktur

Gerçek anlamda mutlu olan çiftler hiçbir şekilde toplumsal medyanın onayına gereksinim duymazlar. Kendilerinden ve ilişkilerinden güvenli oldukları için kimsenin onların mutluluğuna tanık olmasını yada mutluluklarını onaylamasını beklemezler. Dolayısıyla da bu biçim paylaşımlarda daha seçici olurlar.

8. Feysbuk’tan uzak duran kişiler daha mutlular

Danimarka Mutluluk Araştırma Enstitüsü’nün 1,095 şahıs üstünde gerçekleştirdiği deneye bakılırsa yalnız yedi gün Feysbuk kullanmayı bırakan kişilerin yaşamdan aldıkları doyum ciddi oranda terfi etti. Aynı araştırmanın bir öteki kısmında ise tertipli Feysbuk kullanıcıları, kullanmayanlara bakılırsa kendilerini daha çok öfkeli, kaygılı, stresli ve depresif olarak tanımlamış.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir