Mutlu insanlar her sabah uyandığında kendine aynı soruyu sorar

Her sabah uyandığınızda ilk yaptığınız şey ne oluyor? Tamam, telefona bakmak haricinde ilk yaptığınız şey ne oluyor?

Gün içinde yapacağınız şeyleri mi düşünüyorsunuz? Yazılacak mühim bir mailin içeriğini mi düşünüyorsunuz? Yoksa yalnız evde ne yapacağınızı mı düşünüyorsunuz?

Aslen bunların hepsinin haricinde sizi mutlu edecek şeyleri mi düşünüyorsunuz? Çocuğunuzu öpmek, eşinize sarılmak yada her şeyin yolunda bulunduğunu düşünüp şükretmek şeklinde…

Mutlu olan insanların en büyük ortak yönlerinden biri her sabah uyandıklarında “iyi bir dünyada mı yaşıyorum yoksa fena bir dünyada mı?” sorusunu kendilerine sorup cevaplıyorlar.

Burada iki seçeneğiniz var “iyi bir dünyada yaşadığınızı düşünmek” ve “fena bir dünyada yaşadığınızı düşünmek”.

Eğer fena bir dünyada yaşadığınızı düşünüyorsanız üzgünüm tüm gününüz fena geçecek şu sebeple siz şimdiden bunu kabullenmişsiniz ve hareketleriniz, kararlarınız da bu yönde olacak.

  • Trafikte takıldığınız her saniye küplere bineceksiniz
  • Önünüze kıran biri olunca daha da kötüleşecek sinirleriniz.
  • Gelen mailler büyük bir yük olacak.
  • Öğlen yemeğinizi beğenmeyeceksiniz.

Listeyi her aksiyonunuz için geliştirebiliriz şu sebeple mutsuz olmayı sabahtan seçtiniz.

Mutlu insanoğlu her sabah bu suali kendilerine soran ve yanıt olarak da “iyi bir dünyada yaşıyorum” diye cevaplayan kişilerdir.

  • İşe gitmeden ilkin kendilerine süre ayırıp bir şeyler atıştırırlar.
  • Trafikte mecburi bir halde takılınca (artık yaşamın bir gerçeği değil mi?) ellerine geçen bu zamanı fırsata çevirmek için bir şeyler yaparlar. Vasıta kullanıyorsa sesli kitap, kullanmıyorsa düzgüsel kitap, müzik vs güzel birer süre geçirme aracı olur.
  • Yolda yürürken önündeki insanlardan dolayı yavaşlaması gerekince bundan yakınma etmezler (İstanbul’da yürümek de artık işkence şu sebeple)
  • İş ile ilgili gelişimleri olgunlukla karşılayıp çözüm üretmeye odaklanırlar şu sebeple sinirleri germek hiç kimseye yarar getirmez.

Albert Einstein’ın oldukça güzel bir sözü var bu mevzuda: “Verebileceğiniz en mühim karar, dost canlısı bir dünyada mı, düşman bir dünyada mı yaşadığınızdır.”

Eğer düşmanca bulunduğunu düşünüyorsanız hayatınızla ilgili oldukça mühim, köktencilik değişimler yapmanız gerekiyor.

Dostça bulunduğunu düşünüyorsanız işte o süre mutluluk size daha yakın.

Aslına bakarsanız yalnız mutluluk da değil, ruhsal olarak daha rahat olmuş olursunuz ve sağlığınız da oldukça daha iyi olur. Pozitif insanlarla daha oldukça süre geçirin ve iyimser olun. Yararını görmüş olacaksınız.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir